Altın ve gümüş değer kazandı: Kıymetli madenler piyasasında hareketlilik artıyor

Amul Info · · g5128581

Altın ve gümüş değer kazandı: Kıymetli madenler piyasasında hareketlilik artıyor

30 Eylül'de New York'taki COMEX borsasında altının ons fiyatı 27,3 dolar artarak 4.207 dolara yükseldi. Gümüşün fiyatı da 0,26 dolar artışla 61,41 dolara ulaştı. Değerli metallerin fiyatlarını ABD'nin para politikası, enflasyon beklentileri, doların seyri, tahvil getirileri ve küresel ekonomideki…

30 Eylül’de New York’taki COMEX emtia borsasında altın ve gümüş fiyatları yükseldi. Bir işlem seansı içinde bir troy ons altının fiyatı 27,3 ABD doları artarak 4207 dolara ulaştı. Gümüşün fiyatı da 0,26 dolar yükselerek troy ons başına 61,41 dolar oldu. Bu bilgiyi «Kabar» haber ajansı «Azertac»a dayandırarak yayımladı.

Kıymetli maden fiyatlarındaki yükseliş, uluslararası finans piyasalarında ABD’nin para politikası, enflasyon beklentileri, ABD dolarının hareketi ve küresel ekonomideki belirsizlikler gibi birçok önemli faktörün gündemde olduğu bir döneme denk geldi.

30 Eylül’de COMEX’te altının troy ons fiyatının 27,3 dolar artarak 4207 dolara ulaşması piyasadaki önemli hareketlerden biri oldu. Aynı dönemde ABD altın vadeli işlemleri de 4200 dolar civarında işlem gördü. 1 Ekim’de Aralık vadeli altın kontratları 4202,30 dolar seviyesinde kapandı.

Altın, uluslararası piyasalarda genellikle yatırımcıların risklerden korunmak amacıyla yöneldiği varlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle küresel ekonomideki belirsizlikler, jeopolitik durum ve merkez bankalarının para politikalarında beklenen değişiklikler altının fiyatını etkileyebiliyor.

CME Group da altın vadeli işlemlerinin enflasyonla bağlantılı fiyat değişimlerinden korunmak ve fiyat riskini yönetmek amacıyla kullanıldığını belirtiyor. Borsa, altının yanı sıra gümüş, platin ve paladyum için de vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri sunuyor.

Gümüş piyasasında da olumlu bir hareket kaydedildi. COMEX’te bir troy ons gümüşün fiyatı 0,26 dolar artarak 61,41 dolara ulaştı.

Gümüşün önemli özelliklerinden biri, yalnızca kıymetli bir maden olarak değil, aynı zamanda sanayi üretiminde yaygın olarak kullanılan bir hammadde olarak da önem taşımasıdır. CME Group, elektronik ve yapay zekâ ile bağlantılı altyapı gibi sektörlerin gümüş talebindeki uzun vadeli öneminin de arttığını belirtiyor.

Dolayısıyla gümüşün fiyatını yatırım talebinin yanı sıra sanayi üretiminden gelen talep de etkileyebiliyor.

Kıymetli maden fiyatları kısa süre içinde önemli ölçüde değişebiliyor. Son işlem günlerine ait veriler bunun açık bir örneğini oluşturuyor.

29 Eylül’de COMEX’te altının fiyatı 0,5 dolar gerileyerek 4167,9 dolara, gümüşün fiyatı ise 0,68 dolar düşerek 61,04 dolara indi. Ertesi gün ise her iki metalde de yükseliş kaydedildi.

1 Ekim’de spot altının fiyatı 4165,29 dolar seviyesinde bulunurken, ABD altın vadeli işlemleri 4202,30 dolara yükseldi. Aynı zamanda piyasa katılımcıları ABD’nin enflasyon göstergelerine ve Federal Rezerv Sistemi’nin gelecekteki para politikasına özel önem verdi.

Faiz oranlarının yüksek olması, faiz getirisi sağlamayan altın gibi varlıkların cazibesine baskı yapabilir. Buna karşılık faiz oranlarının düşeceğine yönelik beklentiler, altına olan ilgiyi artırabilecek faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

Altın ve gümüş ABD doları üzerinden fiyatlandığı için doların uluslararası döviz piyasasındaki hareketleri kıymetli madenlerin fiyatlarını etkileyebiliyor.

2 Ekim’de Reuters, altın fiyatının gerilediğini ve bunun ABD dolarının güçlenmesi ile Hazine tahvillerinin getirilerindeki artışla bağlantılı olduğunu bildirdi. Ayrıca piyasa katılımcılarının ABD iş gücü piyasasına ilişkin yeni verileri beklediği belirtildi.

Yüksek faiz oranları, faiz getirisi sağlamayan altının cazibesine baskı yapabilir. Buna karşılık faiz oranlarının düşeceği beklentisi altına yönelik ilgiyi artırabilir.

Altın, finansal piyasalarda genellikle güvenli liman varlıklarından biri olarak kabul edilir. Merkez bankalarının alımları, enflasyon beklentileri, döviz piyasasındaki hareketler ve jeopolitik riskler altının fiyatını etkileyebilir.

Gümüş ise iki farklı piyasanın kesiştiği noktada yer alıyor. Bir yandan kıymetli bir maden ve yatırım varlığıdır. Diğer yandan elektronik, sanayi ve yeni teknolojiler gibi alanlarda kullanılan önemli bir metaldir. CME Group, gümüşün yatırım özelliği ile sanayi talebinin birlikte piyasadaki konumunu belirlediğini belirtiyor.

Altının 30 Eylül’de ulaştığı 4207 dolarlık seviyenin ardından fiyat, ekim ayının ilk günlerinde de dalgalanmaya devam etti. 2 Ekim’de erken işlemlerde spot altın 4154,78 dolara kadar gerilerken, ABD altın vadeli işlemleri yaklaşık 4184 dolar seviyesinde bulundu. Bu veriler, kıymetli madenler piyasasındaki tek günlük bir yükselişin uzun vadeli fiyat eğiliminin kesin bir göstergesi olmadığını ortaya koyuyor.

Bu nedenle altın ve gümüşün gelecekteki fiyatlarını değerlendirirken yalnızca tek bir günün sonucuna değil, ABD’nin para politikasına, enflasyon göstergelerine, doların hareketine, tahvil getirilerine, sanayi talebine ve küresel ekonomideki gelişmelere bir bütün olarak değerlendirme yapmak gerekiyor.

Günümüzde COMEX gibi büyük uluslararası borsalardaki işlemler, kıymetli madenlerin dünya piyasalarındaki fiyatlarının oluşmasında önemli bir rol oynuyor. CME Group, altın ve gümüş vadeli işlem piyasalarının fiyatların şeffaf biçimde belirlenmesi ve risklerin yönetilmesi açısından önemli bir altyapı olduğunu belirtiyor.

Böylece 30 Eylül’de altının 4207 dolara, gümüşün ise 61,41 dolara yükselmesi, uluslararası kıymetli madenler piyasasındaki önemli hareketlerden biri oldu. Bununla birlikte ekim ayının ilk günlerinde yaşanan değişimler, bu piyasanın yüksek derecede hareketli olduğunu ve fiyatların ekonomik göstergeler ile para politikasına karşı oldukça hassas olmaya devam ettiğini gösteriyor.

Источник: Amul Info